ARKEOLOJİ TARİHİGenelGENEL KÜLTÜR

Şehirleri ve Aşkları Birbirine Bağlayan Anadolu’nun 7 Tarihi Köprüsü

 

Çifte Köprü – Arhavi, Artvin

cifte
FOTOĞRAF: MUHAMMET BİLGİN

Samsun’dan itibaren değişen doğa yapısı Doğu Karadeniz’deki illerde farklı bir yaşam biçimini zorunlu kılar. Yüksek yamaçlarda birbirinden uzak evlere ulaşımı sağlayan “varagel” adı verilen pratik bir teleferik sistemi, bölgeye özgü tahıl ambarları (serender) ve coşkun dereleri kolayca geçmeyi sağlayan köprüler bu çetin koşullarda hayatı kolaylaştırır.

Hemen tüm Karadeniz Bölgesi’nde yaygın olarak görülen kemer köprüler, inişli çıkışlı dağlık arazilere uyum gösteren yapılar. Birbirine dik konumda bağlanan iki farklı köprüsüyle Çifte Köprü, yörenin en güzel tarihi köprülerinden biri kuşkusuz. Artvin ili Arhavi ilçesi Ortacalar bucağı yakınlarındaki köprülerin ne zaman inşa edildikleri net olarak bilinemiyor ancak 1850’li yıllara tarihlendikleri tahmin ediliyor. Köprülerden biri Kamilet Deresi, diğeri ise Soğucak Deresi üzerinde yer alıyor. Her iki köprünün de uzunluğu 35,5 metre, genişliği ise 2,8 metre. Enlerinin dar olması nedeniyle köprüler sadece yaya geçişine açık.

Arılı ile Küçükköy yol ayrımındaki Çifte Köprü, geleneksel Karadeniz mimarisini yansıtan bir biçimde sivri kemerli, tek gözlü ve kesme taş malzemeyle inşa edildi. Bu tarihi yapılar zamanında Kafkasya’ya asker sevkıyatı amacıyla da kullanıldı. Mençuna Şelalesi güzergâhı üzerindeki Çifte Köprü 2003 yılında Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından restore edildi, döşeme ve korkuluk taşları yenilendi.

Koyunbaba Köprüsü – Osmancık, Çorum

koyunbaba
Anadolu coğrafyasının zengin kültürü, birçok olayı veya tarihi eserin varlığını açıklayan türlü söylenceler ve öykülerle günümüze kadar geliyor. Bunlardan biri de Çorum ili, Osmancık ilçesinde bulunan Koyunbaba Köprüsü ile ilgili olanı.

Otlukbeli Savaşı’na giden Fatih Sultan Mehmet, hayır duasını almak amacıyla Hacı Bektaş Veli’nin halifelerinden Koyun Baba’ya uğramış. Fakat padişah Kızılırmak üzerine bir köprü yapılmasını isteyen Bektaşi önderinin dileğini yerine getiremeden vefat etmiş. Babasının ölüm haberini alarak Çorum’a gelen Sultan Bayezid, dönüşte Koyun Baba’dan kendisini Kızılırmak’ın karşı kıyısına geçirmesini istemiş. Bayezid’i karşı yakaya geçiren Koyun Baba, hikmetini konuşturup göz açıp kapayıncaya kadar sultanın İstanbul’a ulaşmasını sağlamış. Bu mucizeden etkilenen Sultan Bayezid, Kızılırmak Nehri üzerine söz verdiği köprüyü yaptırmış.

Yapımına 1484 yılında başlanan Koyunbaba Köprüsü tam beş yılda tamamlandı. Köprü 250 metre uzunluğunda ve 7,5 metre genişliğinde. Yapıda 19 kemer mevcut. Alüvyonlarla dolan nehir kenarı nedeniyle günümüzde ancak 15 kemeri görülebilen köprünün karşıdaki kaleye bakan yüzünde Arapça bir kitabe yer alıyor. Taşları Osmancık yakınlarındaki Taşkesen mevkiinden getirilen Koyunbaba Köprüsü’nün en büyük gözü 25 metre yükseklikte ve 17 metre genişliğinde. Köprünün her iki tarafında yer alan selyaranlar, üçgen ve çokgen formlarda tasarlanmış. En son 1983 yılında onarım gören Koyunbaba Köprüsü halen hizmet vermeye devam ediyor.

Mikron Köprüsü – Çamlıhemşin, Rize

mikron

Karadeniz Bölgesi’nin tipik özelliği, keskin yamaçlarla çevrelenmiş derin vadiler ve bu vadiler arasında çılgınca akan ırmakların kıyısına konumlanan yerleşimlerdir. Yörenin coğrafyasının getirdiği zorunluluktan dolayı dik yamaçlara yapılan evlere ulaşım, çoğunlukla dereler üzerindeki tek kemerli taş köprülerle sağlanıyor. Birçoğu yörenin varlıklı kişileri tarafından yaptırılan bu köprülerin tarihi 18. yüzyıla kadar uzanıyor.

Rize’nin Çamlıhemşin ilçesinde, Fırtına Vadisi üzerinde yer alan Mikron Köprüsü, bölgedeki ona yakın köprüden yalnızca bir tanesi. Çamlıhemşin-Ayder Yaylası yolu üzerindeki Aşağışimşirli köyü yakınlarındaki köprü, 30 metre uzunluğunda ve dere seviyesinden yaklaşık 12 metre yükseklikte. İklim şartlarından dolayı mevsimine göre sel tehlikesi oluşturan derenin etkisiyle, köprünün ayak açıklıkları epeyce geniş tutulmuş. Yapı 19. yüzyılın ilk yarısına, Osmanlı dönemine tarihleniyor. Köprünün kemeri kesme taştan, ayakları molozdan, korkulukları ise briketten örülerek yapılmış.

Ardeşen’de Karadeniz’le buluşan Fırtına Deresi, Ayder Yaylası’na kadar takip edildiğinde birçok tek gözlü kemer köprüyle karşılaşılır. Mikron’un yanı sıra Ballıoğlu Mehmet Usta tarafından yapılan Kale (Hala) Köprüsü, Kabaoğlu Ahmet Efendi tarafından 19. yüzyılda inşa ettirilen Kadıköy (Özenkit) Köprüsü ve 18. yüzyıl yapısı Timisvat bu köprüler içinde en önemlilerinden birkaçı. Mikron Köprüsü de benzerleri gibi 1999 yılında Karayolları tarafından onarılarak yeniden yaya kullanımına açıldı.

Talazan Köprüsü – Niksar, Tokat

talazan
Tokat’ın Niksar ilçesine 15 kilometre mesafedeki köprü, Niksar-Erbaa karayolu üzerinde. Günümüze ulaşan bir kitabesi bulunmadığı için yapım tarihi hakkında net bir bilgi yok. Köprünün yedi sivri kemer gözü mevcut.

Tokat bölgesini mesken edinen ve Niksar’ı kendilerine başkent yapan Danişmentliler, arkalarında ölümsüz eserler bıraktılar. Gümüşhane’den doğan ve Erbaa Ovası’nı sulayarak Talazan Boğazı’na gelen Kelkit Çayı’nın üzerinde konumlanan Talazan Köprüsü’nün, Danişment özelliklerini yansıtan bir yapı olduğu düşünülüyor. Köprünün mimari üslubunu değerlendiren bazı kaynaklara göre ise 13. yüzyılın ilk yarısında inşa edildiği tahmin ediliyor. Bu da Selçuklu mimarisinin etkisine işaret ediyor. Bir kemeri yıkılan köprünün uzunluğu 134 metre. Sel sonucu tahrip olan bu bölüm, demir konstrüksiyonla birleştirilerek köprünün bütünselliği sağlanmış. Buzköyü’nün çevre köylerle ulaşımını sağlamaya devam eden kesme taş köprü, birçok kez sel taşkınlarından zarar gördü ve her seferinde yeniden onarıldı. Duvar örgüsündeki farklı taş işçiliklerine bakarak bu onarımları kolayca ayırt etmek mümkün. Köprünün 2009 yılında başlayan onarım çalışmaları devam ediyor.

Selçuklu döneminin kültürel izlerini taşıyan Tokat ilinin sınırları içerisinde ayrıca Niksar merkezdeki Leylekli Köprü ve Kelkit Çayı’nın Yeşilırmak ile buluştuğu noktada konumlanan Hıdırlık Köprüsü de yer alıyor. Her üç köprü de, Anadolu’nun tarihi taş köprüleri listesinde önemli bir yere sahip.

Alçak Köprü – Amasya

alcak
Sevgilisi Şirin için dağları delerek efsanelere konu olan Ferhat ile antikçağın coğrafya bilgini Strabon’un memleketi olan Amasya bir köprüler kenti. Ortasından geçerek şehri ikiye bölen Yeşilırmak üzerinde ona yakın asırlık köprü bulunuyor. Bunlardan biri de ilginç mimarisiyle dikkat çeken Alçak Köprü.

Yeşilırmak’ın taşıdığı alüvyonlarla yatağının dolması sonucu yüksekliğini kaybederek nehirle aynı seviyeye gelen yapı, bu nedenle halk arasında Alçak Köprü olarak adlandırılıyor. Dikdörtgen formda tasarlanan ayakların ırmak tabanındaki kemerlere oturtulmasıyla inşa edilen Alçak Köprü, bu değişik biçimiyle Anadolu’daki benzerlerinden ayrılıyor. Arkasındaki tepenin eteklerinde kayalara oyulmuş kral mezarları bulunan bu tarihi eser, Roma dönemine tarihleniyor.

Zamanla irtifa kaybederek tehlike yaratması nedeniyle Amasya Valisi Ziya Bey tarafından 1865 yılında eski köprünün kemerleri üzerine ahşaptan on bir ayaklı başka bir köprü yaptırıldı. Yaşanan büyük bir sel felaketi sırasında bu köprü de yıkılınca, dönemin Valisi Atıf Bey emriyle yerleşimdeki eski kilisenin taşları kullanılarak yeni bir köprü inşa edildi.

Amasya kentini yüzyıllardır savunan Harşena Kalesi’nin altındaki Alçak Köprü, şehir merkeziyle yalılar bölgesini birbirine bağlıyor. 2008 yılı ortasında restorasyona alınan köprü, Amasya halkına hizmet etmeyi sürdürecek önümüzdeki yıllarda da.

Taşköprü – Kastamonu

taskopru
Kastamonu ilinin Taşköprü ilçesi, turizm broşürlerinde sarmısak festivali ve tarihi köprüsüyle tanıtılıyor. Sabahın ilk ışıklarında kemer gözlerinin suya yansımasıyla mükemmel bir görüntü yaratan Taşköprü, içinde bulunduğu ve adını verdiği ilçenin sembolü.

İstanbul-Sakarya-Düzce-Bolu-Safranbolu-Kastamonu- Sinop-Samsun hattındaki eski Roma yolunun önemli geçit noktalarından biri olan ve Gökırmak üzerinde yer alan Taşköprü, yüzyıllardan beri bu tarihsel işlevini sürdürüyor. Antikçağda Paphlagonia olarak anılan bölgenin önemli bir yerleşimi sayılan Taşköprü ilçesinde zengin arkeolojik buluntular yer alıyor. Köprünün orijinalinin Roma dönemine tarihlendiği düşünülüyor. Kitabesi bulunmayan köprü resmi kaynaklara göre Çobanoğulları hâkimiyeti sırasında İS 1366 yılında “Kötürüm” lakabıyla anılan Celaleddin Bayezid adına yaptırıldı. Aslı yedi kemerden oluşan 68 metre uzunluğundaki Taşköprü’nün bugün altı kemer gözü açık. Defalarca restore edilen Taşköprü, ilk inşa edildiği zamanki yapı bütünlüğünden çok şey yitirmiş durumda. Bunun en iyi kanıtı, ayaklar bölümünde yuvarlak ve üçgen biçimli farklı selyaranların varlığı.

Karayolları Genel Müdürlüğü’nün çalışmalarıyla 1968 yılında genişletilen ve 1970’te onarılan Taşköprü, halen araç ve yaya trafiğine açık.

Kiremitli Köprü (Hapsiyaş Köprüsü) – Of, Trabzon

kiremitli
Hapsiyaş Köprüsü Doğu Karadeniz’in engel tanımaz haşin dereleri üzerine kurulan tek gözlü kemer köprüler arasında mimari farklılığıyla dikkat çekiyor. Köprü, kayalar üzerine oturtulan kesme taş ayakları, ahşap gövdesi ve üzerini örten yöreye has kiremitli çatısıyla benzerlerinden ayrılıyor. Taş işçiliğinin gelişmediği çok eski dönemlerde, malzeme olarak ahşabın çok sık kullanıldığını biliyoruz. Eski tekniklerle inşa edilen Hapsiyaş Köprüsü, görsel güzelliğiyle kentin en bilinen anıt eserlerinden biri.

Trabzon’un ilçeleri olan Of-Dernekpazarı-Çaykara güzergâhı üzerindeki köprü, 1935 yılında büyük ahşap kütükler kullanılarak yapıldı. Kemere benzeyen geometrik biçimli tasarımı sayesinde geniş dere yatağı başarılı bir şekilde aşılmış. Bölgede başka bir örneği bulunmaması nedeniyle 1996 yılında “anıtsal eser” statüsünde tescil edilen köprü, 2002 yılında Trabzon Valiliği tarafından aslına uygun olarak restore edildi.

Önemli bir turizm merkezi olan Uzungöl’ün yolu üzerindeki Hapsiyaş, yeşillikler ortasında parıldayan kırmızı çatısı yüzünden Kiremitli Köprü olarak da anılıyor. Uzungöl’den devam ederek Soğanlı ve Haldizen vadileriyle Bayburt’a ulaşan tarihi yol üzerinde bulunan bu güzel köprü, tatilcilerin ve bölgeye tur düzenleyen seyahat şirketlerinin hatıra fotoğrafı çektirmek için mola verdikleri bir yer aynı zamanda

Do you like this post?
  • Fascinated
  • Happy
  • Sad
  • Angry
  • Bored
  • Afraid
Etiketler

Related Articles

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Close