GenelTARİH KONULARITÜRK TARİHİ

Bizans İmparatorluğu Hakkında 10 İlginç Gerçek

1. Bizans İmparatorluğu Hakkında 10 İlginç Gerçek

Bizans İmparatorluğu 1125 yıl boyunca ayakta kalan gelmiş geçmiş en büyük imparatorluklardan biridir fakat hakkında az şey bilinir. İlk başta Roma İmparatorluğunun doğu merkezi olan imparatorluk ve merkezi İstanbul, batı roma karanlık çağlara girerken kendine ait bir kültür oluşturabildi. Daha sonra da bu merkez rönesansı ve aydınlanmayı başlatan ana sebeplerden biri oldu. Çoğu tarihçi Bizans olmasa Avrupa’nın doğudan gelen İslam imparatorluklarına teslim olacağını düşünüyor.

2. Byzas aslında bir erkek ismi.

Byzas aslında bir erkek ismi.

Kesin bilgiler olmasa da genelen kabul gören bir teori mevcut. Yunanistan’da yaşayan Byzas isimli bir adam,kalabalık nüfustan dolayı yeni bir koloni kurmak istiyordu ve nerede kurması gerektiğini bilmediği için Apollo’nun kahinine başvurdu. Kahin ona ” Körlerin tam tersine” dedi. Başta bunu anlamadı. Fakat Ege denizinden kuzeybatıya doğru seyahat etti ve İstanbul boğazıyla karşılaştı. Burada bir yakada bir şehir vardı. O zaman kahini anladı, çünkü bu şehirde yaşayan insanlar kör olmalıydı. Diğer yakada çok daha iyi bir yaşam alanı vardı ve onlar daha kötü yerde yaşıyordu. O da kolonisini orada kurdu ve Bizans ismi buradan yayıldı.

3. Bizans’ın Yararına Jeopolitik Konum

Bizans'ın Yararına Jeopolitik Konum

İstanbul mükemmel bir limana sahipti ve balıkçılık açısından çok gelişmişti. Karadeniz ve Akdeniz’i bağlamasıyla stratejik bir noktada bulunuyordu ve doğu-batı arasındaki ticareti sağlıyordu. Fethetme, yok etme ve yeniden inşa etme ana politikaydı. M.Ö. 590’da Persler tarafından yok edildi, daha sonra Spartalılar tarafından yeni inşa edilde ve M.Ö. 338’de Atinalılar ve Spartalılar burası için savaştı. Sonraki 7 yıl ise Büyük İskender’in hakimiyetinde kaldı, o ölünce de nihayet İstanbul bağımsızlığını kazandı. Daha sonraki yıllarda ise Bizans başkenti olana kadar yine pek çok işgalcinin saldırısına uğradı. 

4. Konstantin’in en büyük pişmanlığı neydi?

Konstantin'in en büyük pişmanlığı neydi?

M.S. 324’de batının imparatoru Konstantin I, doğunun imparatorları Maxentius ve Licinius’u, tetrarşi sivil savaşlarında mağlup etti. Konstantin ile birlikte Roma İmparatorluğu Hristiyan bir devlete dönülmeye başladı, ama bu Konstantin’in ömrü bitene kadar tamamlanamadı. Konstantin’in en büyük pişmanlığı birleşmiş bir kilise kuramamaktı. Konstantinopol yani İstanbul’u kurması ise en büyük başarısıydı. Diğer hükümdarlar da şehirler kurdu ama o en büyük ve en muhteşemini kurmuştu ve bu şehir Bizans İmparatorluğu’nun başkenti oldu.

5. Kendi imparatorluğunu bölen İmparator 

Kendi imparatorluğunu bölen İmparator

Roma İmparatorluğu’nun çöküşünün tam zamanı hakkında görüş birliği yoktur, fakat yine de daha çok İmparatorluk ikiye bölündüğünde bunun gerçekleştiği düşünülür. Özellikle din konusunda Batı Roma ve Bizans büyük ayrılıklara düşmüştür. Tehodosius Büyük Roma’nın bilinen son imparatoruydu ve kendisi bizzat bu imparatorluğu ikiye böldü. Batı tarafını bir oğlu Honorius’a doğu tarafını ise diğer oğlu Arcadius’a verdi. Batı Roma zamanla zayıflayıp parçalanırken, Doğu Roma yani Bizans, oryantal kültürüyle gelişmeye ve büyük bir güce dönüşmeye devam etti. O andan sonra Büyük Roma İmparatorluğu bitmişti.

6. Altın çağ ve Ayasofya Efsanesi

Altın çağ ve Ayasofya Efsanesi

Justinian’ın bilinen en büyük katkısı Justinian Kanunları idi. Getirdiği kanun sistemi Bizans’ı çok daha ileriye taşıdı ve altın bir çağ yaşattı. Ayrıca binaları ve mimarisiyle de çok ünlüydü. M.S. 538’de Ayasofya kilisesini yaptırdı ve bu kilise Ortodoks kilisesinin merkezi oldu. Şu an hala ayaktadır ve dünyanın en görkemli mabedlerinden biridir. Diğer yandan müzik ve sanata da ilgi duyarken, yollar, köprüler, hamamlar yaptırmıştır. Ortodoks kilisesi onu aziz olarak görse de çoğu Ortodoks mezhebi mensubu buna katılmaz.

7. Yunan Kültürü Ağırlığı 

Yunan Kültürü Ağırlığı

Çoğu tarihçi M.S. 610’da Heraclius’un başa gelmesiyle hem kültürde hem ruhta Bizans’ın artık Yunan bir imparatorluk olduğunda fikir birliğinde. Bu dönemde Yunanca resmi dil olmuştur ki zaten hali hazırda en çok konuşulan dildir. Doğu Roma’nın kalıntıları üzerine kurulan imparatorluk, artık tamamen Yunanlaşmıştır ve 650’ye kadar Roma kültüründen çok az şey kalmıştır. Askeri meselelerde durum aynıdır, Bizans askerleri eski Roma lejyonları tarzından çok antik Yunan savaş sanatlarını benimsemiştir.

8. Sönmeyen yangın: Yunan Ateşi

Sönmeyen yangın: Yunan Ateşi

Bizans ordusu savaşlarda korkunç bir sıvı kullanmıştır. Gemilerdeki depolardan hortumlarla diğer gemilere püskürtülen bu sıvı, deniz suyuyla temasa geçtiğinde yanmaya başlamaktadır ve söndürülmesi çok zor bir yangın yaratmaktadır. Bizanslılar tarafından içeriği çok iyi saklanan sıvı, şu an ki tahminlere göre naftalin, sülfür, lityum, potasyum, metalik sodyum, kalsiyum fosfat ve petrol bazlı idi. Diğer uluslar da bu sıvıyı üretmeye çalıştı ama kendi gemilerine de zarar verme durumu bu stratejiden vazgeçirdi.

9. Grekoromen Bizans Mutfağı

Grekoromen Bizans Mutfağı

Grekoromen dendiğinde aklımıza kültür, mimari, felsefe , ve güreş gelir, ama Bizans mutfağı pek gelmez. Bizans mutfağını incelediğimizde Yunan ve Roma kültürlerinin kaynaşmasını görürüz, daha çok Helenizm etrafında yoğunlaşır. Peynir, incir, yumurta, zeytinyağı, ceviz, badem,elma, armut ana elementlerdi. Bal da çok popülerdi çünkü şeker yoktu ve pişirmede tatlandırıcı olarak kullanılıyordu. İstanbul şehrinin devamı çinözellikle ekmek vazgeçilmezdi. Şehirde günde 80,000 civarında ekmek üretilirdi. Yemeklerde Yunan kültüründen kalma küçük sebzeler kullanmak yaygındı. Yani mutfak oldukça mozaik bir yapıya sahipti.

10. Avrupa’nın En Güçlü Ekonomisi

Avrupa'nın En Güçlü Ekonomisi

Bizans İmparatorluğu küçük şehirler ve limanların mükemmel bir şekilde birleşmesinden oluşuyordu. Üretim çok büyüktü ve arsa sahipliği çok gelişmişti. Hristiyan yaşam biçimi hakimdi ve bu evlerde hissediliyordu. Kadınlar evde çocuk büyütmeyle ilgilenirken, erkekler iş olmadığı zaman rahatlayabilecekleri mekanlara sahipti. 500’den 1200’e kadar İstanbul Avrupa’nın en zengin kentiydi ve kültür, mimari gibi alanlarda liderdi. Yani Amerikan rüyasından önce Bizans rüyası vardı diyebiliriz.

11. Büyük Bölünme

 

Büyük Bölünme

Tarihçilerin hepsi Bizans’ın en büyük mirasının Ortodoks kilisesi olduğu konusunda birleşir. 11. yüzyılda başlayan Hristiyanlık’taki ayrılma sonucu doğuda kendine has ayrı bir mezhep

1. Bizans İmparatorluğu Hakkında 10 İlginç Gerçek

Bizans İmparatorluğu 1125 yıl boyunca ayakta kalan gelmiş geçmiş en büyük imparatorluklardan biridir fakat hakkında az şey bilinir. İlk başta Roma İmparatorluğunun doğu merkezi olan imparatorluk ve merkezi İstanbul, batı roma karanlık çağlara girerken kendine ait bir kültür oluşturabildi. Daha sonra da bu merkez rönesansı ve aydınlanmayı başlatan ana sebeplerden biri oldu. Çoğu tarihçi Bizans olmasa Avrupa’nın doğudan gelen İslam imparatorluklarına teslim olacağını düşünüyor.

2. Byzas aslında bir erkek ismi.

 

Byzas aslında bir erkek ismi.

Kesin bilgiler olmasa da genelen kabul gören bir teori mevcut. Yunanistan‘da yaşayan Byzas isimli bir adam,kalabalık nüfustan dolayı yeni bir koloni kurmak istiyordu ve nerede kurması gerektiğini bilmediği için Apollo’nun kahinine başvurdu. Kahin ona ” Körlerin tam tersine” dedi. Başta bunu anlamadı. Fakat Ege denizinden kuzeybatıya doğru seyahat etti ve İstanbul boğazıyla karşılaştı. Burada bir yakada bir şehir vardı. O zaman kahini anladı, çünkü bu şehirde yaşayan insanlar kör olmalıydı. Diğer yakada çok daha iyi bir yaşam alanı vardı ve onlar daha kötü yerde yaşıyordu. O da kolonisini orada kurdu ve Bizans ismi buradan yayıldı.

3. Bizans’ın Yararına Jeopolitik Konum

 

Bizans'ın Yararına Jeopolitik Konum

İstanbul mükemmel bir limana sahipti ve balıkçılık açısından çok gelişmişti. Karadeniz ve Akdeniz’i bağlamasıyla stratejik bir noktada bulunuyordu ve doğu-batı arasındaki ticareti sağlıyordu. Fethetme, yok etme ve yeniden inşa etme ana politikaydı. M.Ö. 590’da Persler tarafından yok edildi, daha sonra Spartalılar tarafından yeni inşa edilde ve M.Ö. 338’de Atinalılar ve Spartalılar burası için savaştı. Sonraki 7 yıl ise Büyük İskender’in hakimiyetinde kaldı, o ölünce de nihayet İstanbul bağımsızlığını kazandı. Daha sonraki yıllarda ise Bizans başkenti olana kadar yine pek çok işgalcinin saldırısına uğradı.

4. Konstantin’in en büyük pişmanlığı neydi?

 

Konstantin'in en büyük pişmanlığı neydi?

M.S. 324’de batının imparatoru Konstantin I, doğunun imparatorları Maxentius ve Licinius’u, tetrarşi sivil savaşlarında mağlup etti. Konstantin ile birlikte Roma İmparatorluğu Hristiyan bir devlete dönülmeye başladı, ama bu Konstantin’in ömrü bitene kadar tamamlanamadı. Konstantin’in en büyük pişmanlığı birleşmiş bir kilise kuramamaktı. Konstantinopol yani İstanbul‘u kurması ise en büyük başarısıydı. Diğer hükümdarlar da şehirler kurdu ama o en büyük ve en muhteşemini kurmuştu ve bu şehir Bizans İmparatorluğu’nun başkenti oldu.

5. Kendi imparatorluğunu bölen İmparator

 

Kendi imparatorluğunu bölen İmparator

Roma İmparatorluğu’nun çöküşünün tam zamanı hakkında görüş birliği yoktur, fakat yine de daha çok İmparatorluk ikiye bölündüğünde bunun gerçekleştiği düşünülür. Özellikle din konusunda Batı Roma ve Bizans büyük ayrılıklara düşmüştür. Tehodosius Büyük Roma’nın bilinen son imparatoruydu ve kendisi bizzat bu imparatorluğu ikiye böldü. Batı tarafını bir oğlu Honorius’a doğu tarafını ise diğer oğlu Arcadius’a verdi. Batı Roma zamanla zayıflayıp parçalanırken, Doğu Roma yani Bizans, oryantal kültürüyle gelişmeye ve büyük bir güce dönüşmeye devam etti. O andan sonra Büyük Roma İmparatorluğu bitmişti.

6. Altın çağ ve Ayasofya Efsanesi

 

Altın çağ ve Ayasofya Efsanesi

Justinian’ın bilinen en büyük katkısı Justinian Kanunları idi. Getirdiği kanun sistemi Bizans’ı çok daha ileriye taşıdı ve altın bir çağ yaşattı. Ayrıca binaları ve mimarisiyle de çok ünlüydü. M.S. 538’de Ayasofya kilisesini yaptırdı ve bu kilise Ortodoks kilisesinin merkezi oldu. Şu an hala ayaktadır ve dünyanın en görkemli mabedlerinden biridir. Diğer yandan müzik ve sanata da ilgi duyarken, yollar, köprüler, hamamlar yaptırmıştır. Ortodoks kilisesi onu aziz olarak görse de çoğu Ortodoks mezhebi mensubu buna katılmaz.

7. Yunan Kültürü Ağırlığı

 

Yunan Kültürü Ağırlığı

Çoğu tarihçi M.S. 610’da Heraclius’un başa gelmesiyle hem kültürde hem ruhta Bizans’ın artık Yunan bir imparatorluk olduğunda fikir birliğinde. Bu dönemde Yunanca resmi dil olmuştur ki zaten hali hazırda en çok konuşulan dildir. Doğu Roma’nın kalıntıları üzerine kurulan imparatorluk, artık tamamen Yunanlaşmıştır ve 650’ye kadar Roma kültüründen çok az şey kalmıştır. Askeri meselelerde durum aynıdır, Bizans askerleri eski Roma lejyonları tarzından çok antik Yunan savaş sanatlarını benimsemiştir.

8. Sönmeyen yangın: Yunan Ateşi

 

Sönmeyen yangın: Yunan Ateşi

Bizans ordusu savaşlarda korkunç bir sıvı kullanmıştır. Gemilerdeki depolardan hortumlarla diğer gemilere püskürtülen bu sıvı, deniz suyuyla temasa geçtiğinde yanmaya başlamaktadır ve söndürülmesi çok zor bir yangın yaratmaktadır. Bizanslılar tarafından içeriği çok iyi saklanan sıvı, şu an ki tahminlere göre naftalin, sülfür, lityum, potasyum, metalik sodyum, kalsiyum fosfat ve petrol bazlı idi. Diğer uluslar da bu sıvıyı üretmeye çalıştı ama kendi gemilerine de zarar verme durumu bu stratejiden vazgeçirdi.

9. Grekoromen Bizans Mutfağı

 

Grekoromen Bizans Mutfağı

Grekoromen dendiğinde aklımıza kültür, mimari, felsefe , ve güreş gelir, ama Bizans mutfağı pek gelmez. Bizans mutfağını incelediğimizde Yunan ve Roma kültürlerinin kaynaşmasını görürüz, daha çok Helenizm etrafında yoğunlaşır. Peynir, incir, yumurta, zeytinyağı, ceviz, badem,elma, armut ana elementlerdi. Bal da çok popülerdi çünkü şeker yoktu ve pişirmede tatlandırıcı olarak kullanılıyordu. İstanbul şehrinin devamı çinözellikle ekmek vazgeçilmezdi. Şehirde günde 80,000 civarında ekmek üretilirdi. Yemeklerde Yunan kültüründen kalma küçük sebzeler kullanmak yaygındı. Yani mutfak oldukça mozaik bir yapıya sahipti.

10. Avrupa’nın En Güçlü Ekonomisi

 

Avrupa'nın En Güçlü Ekonomisi

Bizans İmparatorluğu küçük şehirler ve limanların mükemmel bir şekilde birleşmesinden oluşuyordu. Üretim çok büyüktü ve arsa sahipliği çok gelişmişti. Hristiyan yaşam biçimi hakimdi ve bu evlerde hissediliyordu. Kadınlar evde çocuk büyütmeyle ilgilenirken, erkekler iş olmadığı zaman rahatlayabilecekleri mekanlara sahipti. 500’den 1200’e kadar İstanbul Avrupa’nın en zengin kentiydi ve kültür, mimari gibi alanlarda liderdi. Yani Amerikan rüyasından önce Bizans rüyası vardı diyebiliriz.

11. Büyük Bölünme

 

Büyük Bölünme

Tarihçilerin hepsi Bizans’ın en büyük mirasının Ortodoks kilisesi olduğu konusunda birleşir. 11. yüzyılda başlayan Hristiyanlık’taki ayrılma sonucu doğuda kendine has ayrı bir mezhep oluşmuştur. Tabi ki bu hemen olmadı, yüzyıllar boyunca kültürde ayrışmalar yaşandı, ve doğuda Roma kültürünün kaybolmasının en büyük sebebinin bu olduğu düşünülür. Katoliklerden en büyük farklar, resim kullanımı, Kutsal Ruh konsepti ve Papa’nın rolü ve kimliğidir. Doğu kültürü daha serbest düşünceli iken batı kültürü daha pragmatist bir yapıda olmuştur. Sonunda 1054’te, Papa doğu başpsikoposluğunu Hristiyanlıktan ayırdı ve Ortodoks kilisesi buna itiraz etmedi. Bu ayrılık günümüzde hala iyileştirilememiştir.

oluşmuştur. Tabi ki bu hemen olmadı, yüzyıllar boyunca kültürde ayrışmalar yaşandı, ve doğuda Roma kültürünün kaybolmasının en büyük sebebinin bu olduğu düşünülür. Katoliklerden en büyük farklar, resim kullanımı, Kutsal Ruh konsepti ve Papa’nın rolü ve kimliğidir. Doğu kültürü daha serbest düşünceli iken batı kültürü daha pragmatist bir yapıda olmuştur. Sonunda 1054’te, Papa doğu başpsikoposluğunu Hristiyanlıktan ayırdı ve Ortodoks kilisesi buna itiraz etmedi. Bu ayrılık günümüzde hala iyileştirilememiştir.

1. Bizans İmparatorluğu Hakkında 10 İlginç Gerçek

Bizans İmparatorluğu 1125 yıl boyunca ayakta kalan gelmiş geçmiş en büyük imparatorluklardan biridir fakat hakkında az şey bilinir. İlk başta Roma İmparatorluğunun doğu merkezi olan imparatorluk ve merkezi İstanbul, batı roma karanlık çağlara girerken kendine ait bir kültür oluşturabildi. Daha sonra da bu merkez rönesansı ve aydınlanmayı başlatan ana sebeplerden biri oldu. Çoğu tarihçi Bizans olmasa Avrupa’nın doğudan gelen İslam imparatorluklarına teslim olacağını düşünüyor.

2. Byzas aslında bir erkek ismi.

 

Byzas aslında bir erkek ismi.

Kesin bilgiler olmasa da genelen kabul gören bir teori mevcut. Yunanistan‘da yaşayan Byzas isimli bir adam,kalabalık nüfustan dolayı yeni bir koloni kurmak istiyordu ve nerede kurması gerektiğini bilmediği için Apollo’nun kahinine başvurdu. Kahin ona ” Körlerin tam tersine” dedi. Başta bunu anlamadı. Fakat Ege denizinden kuzeybatıya doğru seyahat etti ve İstanbul boğazıyla karşılaştı. Burada bir yakada bir şehir vardı. O zaman kahini anladı, çünkü bu şehirde yaşayan insanlar kör olmalıydı. Diğer yakada çok daha iyi bir yaşam alanı vardı ve onlar daha kötü yerde yaşıyordu. O da kolonisini orada kurdu ve Bizans ismi buradan yayıldı.

3. Bizans’ın Yararına Jeopolitik Konum

 

Bizans'ın Yararına Jeopolitik Konum

İstanbul mükemmel bir limana sahipti ve balıkçılık açısından çok gelişmişti. Karadeniz ve Akdeniz’i bağlamasıyla stratejik bir noktada bulunuyordu ve doğu-batı arasındaki ticareti sağlıyordu. Fethetme, yok etme ve yeniden inşa etme ana politikaydı. M.Ö. 590’da Persler tarafından yok edildi, daha sonra Spartalılar tarafından yeni inşa edilde ve M.Ö. 338’de Atinalılar ve Spartalılar burası için savaştı. Sonraki 7 yıl ise Büyük İskender’in hakimiyetinde kaldı, o ölünce de nihayet İstanbul bağımsızlığını kazandı. Daha sonraki yıllarda ise Bizans başkenti olana kadar yine pek çok işgalcinin saldırısına uğradı.

4. Konstantin’in en büyük pişmanlığı neydi?

 

Konstantin'in en büyük pişmanlığı neydi?

M.S. 324’de batının imparatoru Konstantin I, doğunun imparatorları Maxentius ve Licinius’u, tetrarşi sivil savaşlarında mağlup etti. Konstantin ile birlikte Roma İmparatorluğu Hristiyan bir devlete dönülmeye başladı, ama bu Konstantin’in ömrü bitene kadar tamamlanamadı. Konstantin’in en büyük pişmanlığı birleşmiş bir kilise kuramamaktı. Konstantinopol yani İstanbul‘u kurması ise en büyük başarısıydı. Diğer hükümdarlar da şehirler kurdu ama o en büyük ve en muhteşemini kurmuştu ve bu şehir Bizans İmparatorluğu’nun başkenti oldu.

5. Kendi imparatorluğunu bölen İmparator

 

Kendi imparatorluğunu bölen İmparator

Roma İmparatorluğu’nun çöküşünün tam zamanı hakkında görüş birliği yoktur, fakat yine de daha çok İmparatorluk ikiye bölündüğünde bunun gerçekleştiği düşünülür. Özellikle din konusunda Batı Roma ve Bizans büyük ayrılıklara düşmüştür. Tehodosius Büyük Roma’nın bilinen son imparatoruydu ve kendisi bizzat bu imparatorluğu ikiye böldü. Batı tarafını bir oğlu Honorius’a doğu tarafını ise diğer oğlu Arcadius’a verdi. Batı Roma zamanla zayıflayıp parçalanırken, Doğu Roma yani Bizans, oryantal kültürüyle gelişmeye ve büyük bir güce dönüşmeye devam etti. O andan sonra Büyük Roma İmparatorluğu bitmişti.

6. Altın çağ ve Ayasofya Efsanesi

 

Altın çağ ve Ayasofya Efsanesi

Justinian’ın bilinen en büyük katkısı Justinian Kanunları idi. Getirdiği kanun sistemi Bizans’ı çok daha ileriye taşıdı ve altın bir çağ yaşattı. Ayrıca binaları ve mimarisiyle de çok ünlüydü. M.S. 538’de Ayasofya kilisesini yaptırdı ve bu kilise Ortodoks kilisesinin merkezi oldu. Şu an hala ayaktadır ve dünyanın en görkemli mabedlerinden biridir. Diğer yandan müzik ve sanata da ilgi duyarken, yollar, köprüler, hamamlar yaptırmıştır. Ortodoks kilisesi onu aziz olarak görse de çoğu Ortodoks mezhebi mensubu buna katılmaz.

7. Yunan Kültürü Ağırlığı

 

Yunan Kültürü Ağırlığı

Çoğu tarihçi M.S. 610’da Heraclius’un başa gelmesiyle hem kültürde hem ruhta Bizans’ın artık Yunan bir imparatorluk olduğunda fikir birliğinde. Bu dönemde Yunanca resmi dil olmuştur ki zaten hali hazırda en çok konuşulan dildir. Doğu Roma’nın kalıntıları üzerine kurulan imparatorluk, artık tamamen Yunanlaşmıştır ve 650’ye kadar Roma kültüründen çok az şey kalmıştır. Askeri meselelerde durum aynıdır, Bizans askerleri eski Roma lejyonları tarzından çok antik Yunan savaş sanatlarını benimsemiştir.

8. Sönmeyen yangın: Yunan Ateşi

 

Sönmeyen yangın: Yunan Ateşi

Bizans ordusu savaşlarda korkunç bir sıvı kullanmıştır. Gemilerdeki depolardan hortumlarla diğer gemilere püskürtülen bu sıvı, deniz suyuyla temasa geçtiğinde yanmaya başlamaktadır ve söndürülmesi çok zor bir yangın yaratmaktadır. Bizanslılar tarafından içeriği çok iyi saklanan sıvı, şu an ki tahminlere göre naftalin, sülfür, lityum, potasyum, metalik sodyum, kalsiyum fosfat ve petrol bazlı idi. Diğer uluslar da bu sıvıyı üretmeye çalıştı ama kendi gemilerine de zarar verme durumu bu stratejiden vazgeçirdi.

9. Grekoromen Bizans Mutfağı

 

Grekoromen Bizans Mutfağı

Grekoromen dendiğinde aklımıza kültür, mimari, felsefe , ve güreş gelir, ama Bizans mutfağı pek gelmez. Bizans mutfağını incelediğimizde Yunan ve Roma kültürlerinin kaynaşmasını görürüz, daha çok Helenizm etrafında yoğunlaşır. Peynir, incir, yumurta, zeytinyağı, ceviz, badem,elma, armut ana elementlerdi. Bal da çok popülerdi çünkü şeker yoktu ve pişirmede tatlandırıcı olarak kullanılıyordu. İstanbul şehrinin devamı çinözellikle ekmek vazgeçilmezdi. Şehirde günde 80,000 civarında ekmek üretilirdi. Yemeklerde Yunan kültüründen kalma küçük sebzeler kullanmak yaygındı. Yani mutfak oldukça mozaik bir yapıya sahipti.

10. Avrupa’nın En Güçlü Ekonomisi

 

Avrupa'nın En Güçlü Ekonomisi

Bizans İmparatorluğu küçük şehirler ve limanların mükemmel bir şekilde birleşmesinden oluşuyordu. Üretim çok büyüktü ve arsa sahipliği çok gelişmişti. Hristiyan yaşam biçimi hakimdi ve bu evlerde hissediliyordu. Kadınlar evde çocuk büyütmeyle ilgilenirken, erkekler iş olmadığı zaman rahatlayabilecekleri mekanlara sahipti. 500’den 1200’e kadar İstanbul Avrupa’nın en zengin kentiydi ve kültür, mimari gibi alanlarda liderdi. Yani Amerikan rüyasından önce Bizans rüyası vardı diyebiliriz.

11. Büyük Bölünme

Büyük Bölünme

Tarihçilerin hepsi Bizans’ın en büyük mirasının Ortodoks kilisesi olduğu konusunda birleşir. 11. yüzyılda başlayan Hristiyanlık’taki ayrılma sonucu doğuda kendine has ayrı bir mezhep oluşmuştur. Tabi ki bu hemen olmadı, yüzyıllar boyunca kültürde ayrışmalar yaşandı, ve doğuda Roma kültürünün kaybolmasının en büyük sebebinin bu olduğu düşünülür. Katoliklerden en büyük farklar, resim kullanımı, Kutsal Ruh konsepti ve Papa’nın rolü ve kimliğidir. Doğu kültürü daha serbest düşünceli iken batı kültürü daha pragmatist bir yapıda olmuştur. Sonunda 1054’te, Papa doğu başpsikoposluğunu Hristiyanlıktan ayırdı ve Ortodoks kilisesi buna itiraz etmedi. Bu ayrılık günümüzde hala iyileştirilememiştir.

Do you like this post?
  • Fascinated
  • Happy
  • Sad
  • Angry
  • Bored
  • Afraid
Etiketler

Related Articles

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Close